Güney Afrika — Güney Kore: gollerin değil hesabın konuştuğu bir maç
Grup A'nın son perdesinde elimizde klasik bir gerilim filmi var: tempo değil, sabır kazanıyor. Güney Afrika kazanmak zorunda, Kore ise bir beraberlikle turu cebine koyuyor.
Kağıt üzerinde bu, açık bir maça davet gibi duruyor. Ama futbol kağıdı okumayı pek sevmez; bu kadronun matematiği daha çok düşük skorlu, ihtiyatlı bir hesaba işaret ediyor.
Beynini kaybeden orta saha
Bafana'nın asıl derdi sahada değil, tribünde başlıyor. Tempoyu kuran adam Teboho Mokoena ve hatlar arasının yaratıcısı Themba Zwane cezalı; ikisi de yok.
Çekya karşısında 83. dakikadaki o kritik penaltıyı atan Mokoena'yı Broos boşuna "takımın nasıl oynayacağına karar veren oyuncu" diye anmadı. Sithole cezasından dönüyor ama bu, kaybın tam telafisi değil; daha çok yangını söndürecek bir kova su.
Sonuç ortada: kazanmak zorunda olan bir takım, kazanmasını sağlayacak iki beynini sahaya çıkaramıyor. Geriye kanat koşuları, duran toplar ve kalede soğukkanlı Williams kalıyor.
Yapısı finişinden iyi bir favori
Kore tarafı ise tanıdık bir hikaye anlatıyor: organizasyon bol, ama gol önünde o son dokunuş hep biraz nazlı. Meksika onları golsüz susturdu, Çekya'yı ise ancak ikinci yarı dönüşümleriyle, ter dökerek geçtiler.
Hong Myung-bo "beraberliğe oynamayacağız" dese de, Kore'nin alışkanlığı belli: kapalı bir savunmayı gol yağmuruyla değil, tek bir duran top anıyla çözmek. Son'u tekrar sol kanada çekip önüne gerçek bir santrfor koyma planı da bunun itirafı gibi.
Senaryonun doğal şekli
Broos'un Güney Afrika'sı çılgınca başlamaz; Lee Kang-in ve Son'un kontra atağına erken dağılmayı göze alamaz. İlk bölümde temkinli oynar, baskıyı dalgalar halinde uygular.
Kore önde geçerse Bafana'nın yapısı gerilir, evet — ama bu da maçı genelde son dakikaların telaşına bırakır, ilk yarının bol gollü şovuna değil. Tipik tablo: 1-0 ya da 2-1, çizgiyi ancak umutsuz son dakikalarda zorlayan bir skor.
Kore'yi -1,5 handikapla oynamak cazipti; geç dakikada ikinci golü yiyen bir Bafana mümkün. Ama formda bir kaleci ve kalabalık savunan bir takımdan iki farklı yenilgi beklemek, fazla iyimser bir bahis olurdu.
Monterrey'in 33-34 derecelik sıcağı da tempoyu düşüren sessiz bir oyuncu; iki takım da koşusunu buna göre ayarlayacaktır. Her şey, maçın gerçek ritminin piyasanın okuduğundan daha yavaş olduğunu fısıldıyor.













