Arjantin — Cezayir: Şampiyonların ilk sınavı farklı olmayabilir
Kansas City'deki dev stadyum, Dünya Kupası'nın ilk haftasında adeta bir Arjantin ev sahipliğine dönüşmüş durumda. Ama sahaya indiğinizde rakibin kim olduğu fark etmez: Cezayir, Flamengo'nun Arjantinlilerle dolu tribünlerine aldırmadan, kendine güvenen bir havayla geliyor. Hollanda'yı devirdiler, Uruguay'ı kilitlediler, Bolivya'yı dağıttılar. Bu takım sadece 'idare ederim' havasında değil.
Petkovic'in elindeki koz: Plan A değil, Plan B
Cezayir Teknik Direktörü Vladimir Petkovic, röportajlarında sürekli 'bir Plan A ve bir Plan B'den bahsediyor. Ama Uruguay maçında gördüğümüz 3-4-2-1 dizilişi, aslında Arjantin gibi bir dev karşısında oynayacakları oyunun anahtarı. Hollanda maçında da benzer bir kompakt blokla, rakibin baskısını bir süre sonra emip tek bir kontratakla galibiyete gittiler. Bu sefer de aynı planı uygulayacaklar: Topu Arjantin'e bırak, alan daralt, sabırlı ol ve hata bekle.
Burada kritik bir nokta var: Petkovic, Arjantin'in eski günlerindeki gibi bir sürprizle gelmediğini, son şampiyonun bile ilk maçta kusursuz olmadığını biliyor. Açıkçası, Scaloni'nin son basın toplantısındaki 'bu maç belirleyici değil' sözü de bu kanaati güçlendiriyor.
Arjantin'deki çatlaklar: Sol bekten kaleye uzanan bir sorun işareti
Arjantin'in kadrosu yıldızlarla dolu ama bu maça eksik ve yorgun giriyorlar. En büyük sıkıntı sol bekte: Tagliafico sakat, onun yerine oynayacak Facundo Medina aslında bir stoper ve kanatta ne kadar etkili olabileceği tartışmalı. Lisandro Martinez de benzer bir durumda. Cezayir'in sağ kanadındaki Mahrez veya Hadj Moussa bu bölgeye sürekli yüklenecektir.
Bir diğer sorun ise Dibu Martinez'in parmak sakatlığı. 'Oynar' dense de, bir kalecinin el bileği sağlığı tartışmaya açıkken, özellikle uzaktan şutlarda veya hava toplarında bir tereddüt yaşanması olası. Ayrıca Julian Alvarez'in hazır olmadığı, Lautaro Martinez'in ilk 11'de başlayacağı netleşmiş durumda. Bu da Arjantin'in baskı ve derinlik koşusunda bir kademe düşük olacağı anlamına geliyor. Messi'nin varlığı elbette bir garanti, ama her maçta sihir yaratamıyor.
İstatistikler de aynı şeyi söylüyor: Skor dar olacak
Maçın genel temposuna bakıldığında, iki taraf da birbirini 'yutabilecek' bir oyundan ziyade kontrollü bir savaşa hazırlanıyor. Arjantin, Uruguay karşısında zorlanmış ve tek golle kazanmıştı. Cezayir de Hollanda karşısında yediği baskıya rağmen bir şans yakalamıştı. İkinci yarıda açılma riski olsa da, ilk yarının kısır geçme ihtimali yüksek.
Bu noktada bahisçilerin kafasını karıştıran şey, Arjantin'in iki farklı kazanma olasılığının abartılması olabilir. Geçmişteki Şili veya Uruguay maçlarında olduğu gibi, son şampiyonların turnuva açılışlarında 'futbol şöleni' yapmak yerine 'işi bitirme' odaklı olduğunu biliyoruz. Cezayir'in de bu direnci kırmak için yeterli silahı var.
Sonuç olarak, bu maçın 'Arjantin farklı kazanır' senaryosu yerine, bir veya iki golle taraflardan birine gitme ihtimali çok daha yüksek. İşte bu yüzden, Cezayir'in en azından bir farkla maçı kaybetmemesi, akıllı bir tercih olarak öne çıkıyor.








