İran — Yeni Zelanda: golsüz geçmeyen bir açılış
İran ve Yeni Zelanda, Dünya Kupası G Grubu'nda karşı karşıya geliyor. İlk bakışta İran'ın favori olduğu düşünülebilir; ancak işin iç yüzüne bakıldığında, bu maçın bol gollü geçeceğini söylemek zor. İran kampındaki sakatlık ve gerginlik, Yeni Zelanda'nın ise son hazırlık maçındaki fiyasko sonrası kapanma refleksi, 2,5 gol barajının aşılamayacağını gösteriyor.
İran'ın hücum hattı alarm veriyor
İran, turnuvaya Mehdi Taremi, Saman Ghoddos ve Mehdi Torabi'nin sakatlıklarla boğuştuğu bir atmosferde giriyor. Özellikle Taremi'nin antrenmanlarda yükünü hafifletmesi, onun ne kadar hazır olduğu konusunda soru işareti yaratıyor. Ayrıca Roozbeh Cheshmi'nin sakatlığı da orta sahada önemli bir kayıp. Bununla da kalmıyor; takımın, siyasi ve lojistik problemler nedeniyle odaklanmakta zorlandığı biliniyor. Taremi bizzat 'tansiyonu ilk andan hissettim' diyerek durumu özetlemiş.
İran'ın en büyük kozu Taremi, ama onun bile sakatlık sorunu varken takımın akıcı bir hücum sergilemesi beklenmiyor. Ghoddos ve Torabi'nin durumu da belirsiz. Bu şartlar altında İran'ın, maçın başında tempoyu yüksek tutup çok sayıda gol pozisyonu yaratması güç görünüyor.
Yeni Zelanda'dan Haiti dersi
Yeni Zelanda'nın son hazırlık maçında Haiti'den 4-0 gibi ağır bir yenilgi alması, takımın zihniyetini değiştirdi. Teknik direktör Bazeley, açılış maçında gol yememenin önemini vurguladı. Bu da Yeni Zelanda'nın, savunmasını sıklaştırarak oynayacağı anlamına geliyor. Takım, İngiltere karşısında gösterdiği dirençli savunma performansını tekrarlamaya çalışacak.
Ayrıca, Matt Garbett'in sakatlığı da Yeni Zelanda'nın hücum gücünü ciddi şekilde zayıflatıyor. Chris Wood'un tek başına İran savunmasını aşması zor. Yeni Zelanda'nın en büyük tehdidi duran toplar ve Wood'un hava toplarındaki etkinliği. Ancak İran, bu tür tehditlere karşı da deneyimli bir savunmaya sahip.
Saha içi ve saha dışı faktörler
Maç Los Angeles'taki SoFi Stadyumu'nda oynanacak. Bu durum, İran'a bir nebze de olsa ev sahibi avantajı sağlayabilir; çünkü şehirde büyük bir İran diasporası var. Ancak İran'ın Tijuana'dan Los Angeles'a kadar olan yolculuğu ve yaşadığı logistic sıkıntılar, hazırlık sürecini olumsuz etkiledi. Taremi, yolculuğun yaklaşık beş saat sürdüğünü söylemişti.
Turnuvanın geniş formatı nedeniyle üçüncü sıradan bile bir üst tura çıkma ihtimali var; ancak İran için bu maç neredeyse bir 'ölüm kalım' savaşı. Yeni Zelanda ise kazanması halinde tarihi bir başarıya imza atacak. Bu motivasyon fazlasıyla yüksek. Ama yine de, iki takımın da hücumda çok etkili olacağına dair işaretler zayıf.
Her iki takımın da son dostluk maçlarına baktığımızda, İran'ın Mali'yi 2-0 yendiğini ancak oyun olarak çok da parlamadığını görüyoruz. Yeni Zelanda'nın ise İngiltere'ye karşı sadece 1-0 kaybederek iyi bir direnç gösterdiğini unutmamak lazım. Haiti mağlubiyeti ise bir istisna olarak değerlendirilebilir; takım hücumda risk almayarak bu tür bir skoru tekrarlamak istemeyecektir.
Sonuç olarak, bu maçta birden çok gol beklemek gerçekçi değil. İran'ın hücumdaki sakatlıkları, takımdaki siyasi gerginlik, Yeni Zelanda'nın kapanma planı ve Garbett'in yokluğu birleşince, 2,5 Alt en mantıklı seçenek olarak öne çıkıyor.







