Belçika — Mısır: favorinin yolu sanıldığı kadar düz değil
Belçika ile Mısır, FIFA Dünya Kupası sahnesinde 15 Haziran 2026, 22:00 TSİ itibarıyla karşı karşıya geliyor. Kağıt üzerinde favori Belçika; topu isteyen, ritmi kuran, De Bruyne ile oyunun düğmesini çeviren taraf olmaları beklenir. Fakat futbol bazen o düğmeyi çevirirken sigortayı da attırır; burada da Mısır’ın maçı kirletme, uzatma ve geçişlerde can yakma ihtimali hiç yabana atılır gibi değil.
Belçika’nın kalitesi tartışılmaz. Courtois arkada güven, Tielemans orta sahada akıl, De Bruyne son bölgede anahtar, Doku ise kenarda savunmacıların ayakkabı bağlarını tekrar kontrol ettiren türden bir tehdit. Trossard ve De Ketelaere gibi hareketli oyuncularla da hücumda yön değiştirme becerileri yüksek. Yani bu bahis, Belçika’nın gücünü inkâr etmek üzerine kurulu değil; tam tersine, o gücün bu özel maçta ne kadar rahat skora dönüşeceğini sorguluyor.
Favori güçlü ama tablo pürüzsüz değil
Belçika cephesinde Romelu Lukaku’nun maça ilk on birde başlamasının beklenmemesi önemli bir ayrıntı. Lukaku sahadayken Belçika’nın ceza sahasında daha net bir referans noktası, sırtı dönük oyun ve hava topu tehdidi oluyor. De Ketelaere daha hareketli ve bağlantı oyununda faydalı olabilir, ama aynı tipte bir ceza sahası ağırlığı vermiyor. Bu da özellikle kompakt savunmalara karşı Belçika’nın işi sabırla çözmek zorunda kalabileceğini düşündürüyor.
Bir de savunma tarafı var. Zeno Debast’ın açılışa hazır olmaması, stoper tandeminde soru işaretini büyütüyor. Ngoy’un yanında Theate mi, Mechele mi gibi tercihlerin konuşulması bile Belçika’nın merkez savunmada henüz tamamen ezberlenmiş bir düzene sahip olmadığını gösteriyor. Böyle maçlarda bir pas hatası, bir ters ayak yakalanma, bir kontrolsüz bek çıkışı; hepsi Mısır’ın sevdiği türden davetiyeler olabilir. Davetiye dediysek düğün değil, Salah ve Marmoush’un koşu yolu; ev sahibi için pek eğlenceli sayılmaz.
Mısır’ın planı tabeladan daha ciddi
Mısır bu maça rotasyon havasında gelmiyor. Mohamed Salah’ın ilk on birde beklenmesi, Omar Marmoush’un dikine koşuları ve Ziko’nun son dönemde öne çıkan enerjisi, Hossam Hassan’ın eline hızlı çıkışlar için ciddi bir koz veriyor. Mostafa Mohamed’in kadroda olmaması merkez santrfor seçeneklerini daraltıyor, doğru; fakat bu aynı zamanda Mısır’ın daha hareketli, daha koşu odaklı bir hücum yapısıyla oynamasına da kapı açıyor.
Son hazırlık ve resmi maç fotoğrafına bakınca da Mısır’ın sadece ismi büyük rakip karşısında bekleyip dağılacak bir takım olmadığını görüyoruz. İspanya karşısında kompakt kalabildiler, Brezilya’ya karşı da oyundan tamamen düşmediler. Bu tip maçlarda Mısır’ın en belirgin becerisi, top rakipteyken alanları daraltıp doğru anda hızlı çıkabilmesi. Belçika topa sahip olurken arkada geniş alan bırakırsa, Salah ve Marmoush için o alanlar adeta yeni asfalt dökülmüş yol gibi parlar.
Elbette Mısır’ın da sıkıntıları var. Uzun süre topu tutmakta zorlanırlarsa Belçika baskısı dalga dalga gelebilir. Doku’nun bire birleri Mohamed Hany tarafını sürekli yorarsa, savunma bloğu zamanla geriye gömülebilir. Ancak burada mesele Mısır’ın maçı kazanıp kazanamayacağı değil; Belçika’nın bu dirençli, disiplinli ve geçiş tehdidi olan rakibi rahat biçimde geçip geçemeyeceği.
Çizginin fazla rahat okuduğu maç
Piyasa Belçika’yı doğal favori görüyor, buna itirazım yok. Ama sanki Belçika’nın hücum gücüyle Mısır’ın direnç seviyesi arasında fazla pürüzsüz bir hikâye yazılmış gibi duruyor. Oysa Lukaku’nun kulübede başlaması beklenirken, savunma merkezinde tam oturmamış tercihler varken ve karşıda Salah ile Marmoush gibi açık alan cezalandırıcıları varken, bu maçın kolayca kopmasını beklemek biraz acelecilik olur.
Belçika kazanabilir; kadro kalitesi, yaratıcılık ve kulübe derinliği bunu fazlasıyla mümkün kılıyor. Fakat Mısır’ın yakın kalabilme ihtimali bu eşleşmede değerli duruyor. Bir yanda oyunu kuran favori, diğer yanda sabırla bekleyip doğru anı kollayan bir takım var. Böyle maçlarda favorinin kazanması başka, farkı açması başka iştir; ikisinin arasına da çoğu zaman küçük ama inatçı bir savunma bloğu girer.








