Avustralya — Mısır: Firavunların savunma krizi Avustralya’ya yarıyor

Dallas’taki AT&T Stadyumu, bu akşam Dünya Kupası’nın en çetin eşleşmelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Grup aşamasını ikinci sırada tamamlayan iki takım, son 32 turunda kozlarını paylaşıyor. Ancak bu karşılaşma, kağıt üzerindeki favori ile sahadaki gerçeklik arasında büyük bir uçurum olduğunu gösteriyor.
Mısır’ın savunma duvarı çatırdıyor
Mısır Teknik Direktörü Hossam Hassan’ın eli, sakatlıklar ve kart cezaları yüzünden ciddi şekilde bağlı. Sol bek Ahmed Fettouh’un sakatlığı, stoper Mohamed Abdelmonem’in bileğindeki sorun ve ön libero Mohannad Lasheen’in kart cezası, Mısır’ın sol omurgasını neredeyse yok etmiş durumda. Üç kritik oyuncunun aynı anda yokluğu, özellikle Avustralya’nın güçlü duran top oyunu ve hava hakimiyeti karşısında büyük bir zafiyet yaratıyor.
Mısır’ın savunma hattı, İran maçında zaten ciddi sıkıntılar yaşamış ve son dakikalarda şans eseri ayakta kalmayı başarmıştı. Şimdi aynı takım, hem daha az tecrübeli hem de birbirine daha az uyumlu bir dörtlüyle sahaya çıkmak zorunda. Hamdi Fathi ve Hossam Abdel-Meguid’in dönüşü bu kayıpları bir nebze olsun hafifletse de, uyum sorunu devam edecek.
Avustralya’nın planı net: Fizik gücü ve duran toplar
Avustralya, son Paraguay maçında sergilediği olgun ve kontrollü futbolla dikkat çekti. Tony Popovic’in takımı, turnuvanın en iyi defansif performanslarından birini sergileyerek Paraguay’ı gole boğdu. Üstelik Avustralya’da sakatlık yok, kadro istikrarı var. Takımın omurgası oturmuş durumda: Patrick Beach kalede güven veriyor, Harry Souttar ve Alessandro Circati gibi uzun boylu stoperler hava toplarında etkili, Jackson Irvine ise hem ikinci bölge toplarında hem de duran top organizasyonlarında kilit bir isim.
Avustralya’nın en büyük silahı, duran toplar ve ikinci bölge topları olacak. Mısır’ın zaten kırılgan olan savunması, Irvine, Souttar gibi fizikli oyuncularla baş etmekte zorlanacaktır. Popovic’in öğrencileri, aynı zamanda hızlı hücum geçişleriyle de Mısır’ın dengesiz savunmasını cezalandırmayı hedefleyecek.
Salah belirsizliği ve Mısır’ın hücum gücü
Mohamed Salah, bu maçın en büyük soru işareti. Hamstring zorlanması nedeniyle son antrenmanda yer alsa da, ilk 11’de başlayıp başlamayacağı maç saatine kadar belirsiz. Hossam Hassan, “Salah’ı riske atmam” dese de, Mısır için bu kadar kritik bir maçta onu yedek bırakması zor görünüyor. Ancak Salah’ın yüzde yüz formda olmadığı bir senaryoda, Avustralya’nın işi bir anda kolaylaşıyor.
Mısır’ın hücumu, Omar Marmoush ve Mostafa “Ziko” Mahmoud ile hâlâ tehlikeli. Ancak bu oyuncuların da etkili olabilmesi için orta sahadan sağlıklı bir beslenmeye ihtiyacı var. Lasheen’in cezası, Emam Ashour ve Mahmoud Saber’in daha fazla defansif yük üstlenmesi anlamına geliyor; bu da hücum gücünden çalacaktır.
Maçın kaderi sadece fizikle sınırlı değil
Hossam Hassan, “Biz ragbi ya da Amerikan futbolu oynamıyoruz” diyerek Avustralya’nın hava hakimiyetini küçümsese de, gerçekler farklı. Avustralya’nın fizik gücü, bu maçın kaderini belirleme potansiyeline sahip. Ancak bu, tek başına yeterli değil. Maçın temposu, dış saha koşulları (Dallas’ta öğle sonrası sıcaklık 35 dereceyi buluyor) ve takımların turnuva tecrübesi de devreye girecek.
Avustralya, Dünya Kupası tarihinde ilk kez bir eleme maçı kazanmaya çalışıyor. Mısır ise hem Afrika hem de Arap dünyası için tarihi bir başarıya imza atmak istiyor. Bu motivasyonel eşitlik, maçı daha da kafa kafaya getiriyor.
Sonuç: Avustralya’nın zamanı mı?
Mısır’ın savunmadaki sorunları, Avustralya’nın fizik gücü ve duran top etkinliği, bu maçın favorisini net bir şekilde Avustralya lehine çeviriyor. 3.76 gibi bir oran, bu kadar dengeli bir eşleşme için fazlasıyla yüksek. Mısır’ın bireysel yetenekleri bir anlık parıltı yaratabilir, ancak Avustralya’nın takım disiplini ve sakatlıksız kadrosu, bu karşılaşmanın galibi olmaları için yeterli sebepler sunuyor.




















