Japonya — İsveç: Panik butonuna basanlara karşı sistemin zaferi
Bahis şirketleri bazen sahada oynanan gerçeğe değil, kafalarındaki gişe rekorları kıracak Hollywood senaryolarına inanmayı tercih ediyor. İsveç'in gruptan çıkmak için şiddetle galibiyete ihtiyacı var ve ileri uçta Isak ile Gyökeres gibi iki elit seviye silaha sahipler. Peki bu "varoluş mücadelesi" masalı, savunmadaki devasa kara delikleri sihirli bir şekilde ortadan kaldıracak mı? Tabii ki hayır.
Çaresizliği sağlam bir taktiksel temel olmadan sahaya sürmek, sadece bir felaketi prime time'da canlı yayınlamak anlamına gelir. Piyasalar, rakibin çaresizliğini kaliteli futbolla karıştırarak İsveç'e gereksiz bir saygı duyuyor ve işin ucundaki taktiksel felaketi görmezden geliyor.
Graham Potter'ın Taktiksel Müzikal Sandalyeleri
İsveç cephesinde işler tam olarak bir müzikal sandalye müsameresine dönmüş durumda. Hollanda karşısında alınan o hezimet dolu 5-1'lik yenilgi sonrası Graham Potter, acil durum sirenlerini çalarak düğmelere panikle basmaya başladı. Kaleciyi kızağa çekip Widell Zetterström'e eldivenleri vermek, Lindelöf'ü aniden orta sahaya kaydırıp stoper hattını hallaç pamuğu gibi atmak, bir taktik dehasından ziyade kaotik bir hasar tespit raporuna benziyor.
Üstelik Dejan Kulusevski'nin sakatlığı nedeniyle kadroda olmaması, takımın merkezle hücum arasındaki bağlantısını zaten dinamitlemişti. Şimdi bir de bu derme çatma savunma kurgusuyla, hücum geçişlerini tıkır tıkır işleyen Asya temsilcisinin karşısına dikilecekler. İsveç'in savunma hattı son maçlarda arkasına atılan her topta bir enkaz görüntüsü verdi.
Laboratuvarda Üretilmiş Kusursuz Makine
Japonya ise bu turnuvanın ne yaptığını en iyi bilen, yapısal olarak en bozulmaz ekiplerinden biri. Tunus'u 4-0 ile ezip geçerken gösterdikleri ciddiyet ve disiplin, Kuzeylilerin dağınık halinin tam zıttı konumunda. Takefusa Kubo'nun sakatlığı yaratıcılık anlamında bir eksiklik yaratsa da, Hajime Moriyasu'nun elindeki derin rotasyon aynı dili konuşmaya kusursuz bir şekilde devam ediyor.
Moriyasu takımının durumunun ne kadar farkında olduğunu maç önü açıklamalarında açıkça gösterdi. Averaj hırsıyla takımın dengesini bozma tuzağına düşmeyeceklerini altını çizerek belirttiler. Onlar için asıl mesele kaos temposuna ayak uydurmak değil, kendi oturmuş yapıları içerisinde rakibin hatalarını kollayarak soğukkanlı bir şekilde puan cetvelini ceplerine indirmek.
Çaresizliğin Kendi Kendine Kurduğu Tuzak
İsveç'in mutlak kazanma zorunluluğu, Japonlar için adeta sipariş edilmiş mükemmel bir geçiş oyunu simülasyonu sunuyor. Ayase Ueda'nın sırtı dönük oyundaki ustalığı ve kanatlardan Daizen Maeda gibi isimlerin bitmek bilmeyen deparlarıyla Japonlar, rakibin çırpınarak hücuma çıkarken arkada bırakacağı hektarlarca boş alanı keyifle sömürecektir.
Bir noktada gollü bir kaosa dahil olmak cazip görünebilir, nitekim turnuvada iki takımın da gollü maçlarına şahit olduk. Ancak Japonya'nın galibiyeti cebine koyduktan sonra maçı uyutma, sistemi kilitleme ve rakibin yaşam belirtilerini ortadan kaldırma becerisi çok net. Kör bir inatla saldırmak zorunda olan derme çatma bir İsveç yerine, sistemi işlemeye devam eden bir takımı seçmek bahis dünyasındaki en rasyonel darbedir.














