Tunus — Japonya: devlerin gölgesinde bir düşük skor savaşı
Tunus için işler hiç iyi başlamadı: İsveç karşısında alınan 5-1'lik hezimet, teknik direktör Sabri Lamouchi'nin koltuğuna mal oldu. Yerine gelen Hervé Renard'ın ilk işi ise takımı savunma anlamında yeniden inşa etmek. Kartaca Kartalları'nın artık riske girecek lüksü yok; üst üste yedikleri gollerin ardından Renard, oyuncularına “başlarını kaldırmalarını” söyledi. Bu sadece bir moral konuşması değil, aynı zamanda oyun planının da özeti: Önce kapan, sonra düşün.
Japonya'da hücumun üç silahı eksik
Japonya cephesinde ise tablo daha karmaşık. Samurai Blue, Hollanda karşısında gösterdiği dirençle alkış toplasa da o maça damgasını vuran Takefusa Kubo sakatlandı ve Tunus maçında yok. Üstelik Kaoru Mitoma ile Takumi Minamino da kadroda olmayan isimler. Bu üçlü, Japonya'nın en yaratıcı hücum silahlarıydı. Şimdi geriye kalan isimlerle düşük blokları aşmak hiç de kolay olmayacak.
Japonya'nın İzlanda ile oynadığı hazırlık maçı bu açıdan önemli bir ipucu: Mitoma'sız sahaya çıkan Moriyasu'nun ekibi, rakibini 90 dakika boyunca zorlasa da ancak 1-0 kazanabildi. Tunus'un da benzer bir direnç göstermesi bekleniyor. Üstelik Monterrey'deki nemli hava ve yükseklik, tempoyu düşüren bir diğer faktör.
Renard faktörü ve Tunus'un yeni kimliği
Hervé Renard, kariyeri boyunca zayıf takımları organize etmesiyle tanınan bir teknik adam. Belçika ve İsveç karşısında 10 gol yiyen bir savunmayı devraldı. Onun önceliği, takımını yeniden bir blok haline getirmek ve hata yapma olasılığını azaltmak olacak. Tunus'un son iki maçında sadece bir gol atması da cabası. Yani Kartaca Kartalları'nın hücumda yaratıcılık beklemek hayalcilik olur.
Japon basını da bu durumun farkında: Keisuke Honda, “Yeni hoca her zaman bir sürprizdir,” diyerek Tunus'un tahmin edilemezliğine dikkat çekiyor. Moriyasu ise oyuncularına “maçı kazanmak için her şeyi yapın” talimatı verse de sahadaki en büyük zorluk, topa sahip olurken bile Tunus'un kapanını delmek olacak.
Maçın büyük bölümünde top Japonya'da kalabilir, ancak bu otomatik olarak gol anlamına gelmez. Tunus'un geri çekilip kontra atak aradığı, Japonya'nın ise kanatlardan orta yapmak zorunda kaldığı bir görüntü bekliyoruz. Kubo'nun yokluğunda merkezde yaratıcılık düşerken, Doan ve Nakamura'nın bindirmeleri belirleyici olacak. Yine de bunun yüksek skorlu bir maça dönüşmesi zor görünüyor.
Altı çizilmesi gereken nokta şu: Bahis piyasası bu maçı adeta Japonya'nın forvetleri tam kadroymuş gibi fiyatlamış. Oysa gerçek çok farklı. Japonya en yaratıcı üç silahından yoksun, Tunus ise can havliyle savunmaya kitlenmiş durumda. Bu iki takımın maçında 2.5 gol barajının altında kalması, mevcut koşulların en mantıklı yansıması.














