ABD — Avustralya: Pulisic'siz hücum, beton savunmaya tosluyor
Dünya Kupası D Grubu'nun ikinci perdesi 19 Haziran 2026, 22:00 TSİ'de Seattle'da sahneleniyor. İki takım da ilk maçını kazandı, üç puan defterde, moraller yerinde.
Ama burada asıl mesele kimin kazanacağı değil. Asıl mesele sahaya kaç golün düşeceği. Ve o noktada piyasa, gereğinden fazla iyimser görünüyor.
Pulisic'in yokluğu sandığından daha pahalı
Pochettino'nun en keskin bıçağı bu akşam çekmecede: Christian Pulisic, antrenmanda baldırından aldığı darbe sonrası kadroda yok. ABD'nin en yaratıcı kalemi devre dışı.
Bu sıradan bir eksik değil. Pulisic, kalabalık bir ceza sahasını çalımla, tempo değişimiyle ya da kombinasyon oyunuyla deşebilen tek isimdi. Yerine giren Pepi nitelikli bir bitirici, ama aynı işi yapmıyor.
Onsuz ABD hücumu, ister istemez ortalara ve ikinci toplara kayıyor. Yani tam da uzun bir savunma beşlisinin — Souttar, Burgess, Circati — kahvaltı niyetine yediği menü.
Avustralya'nın kimliği: oyunu çamura çekmek
Popovic'in takımı topa sahip olmaya değil, oyunu yönetmeye programlı. Türkiye karşısında %28 topla oynayıp 2-0 kazandılar; Beach kalede sekiz kurtarışla bir gece geçirdi, Türkiye otuza yakın şut çekti ve fileyi göremedi.
Beş kişilik savunma hattı, derin kanat bekleri, dar mesafeler. Bu takım uzun süre acı çekmeye razı, hatta bunu zevkle yapıyor. İşin ilginci, bugün daha da temkinli başlıyorlar.
İlk maçın iki golcüsü Irankunda ve Metcalfe yedekte. Yani Popovic, en patlayıcı silahlarını ABD'nin bacakları yorulduğunda ikinci yarı için saklıyor. İlk bir saatlik profil net: ABD baskısı, Avustralya bloğu.
Bu tablo neye işaret ediyor
Sahada üstün ama net pozisyonu az bir ABD, üstüne keyfi yerinde bir Avustralya. Bu ikilinin matematiği 1-0, 2-0 ya da 1-1 cinsinden bir mücadeleye çıkar.
Beraberlik ihtimali de cazipti, doğrusu Avustralya'nın disiplini bunu hak ediyor. Ama moralli bir ev sahibi favorisi bu blokları eninde sonunda kırma eğiliminde, o yüzden o yolu seçmedim.
Çizgi bu maçı neredeyse yazı-tura bir toplam gibi fiyatlamış. Oysa Avustralya'nın tüm turnuva kişiliği oyunu boğmak üzerine kurulu, ABD ise yaratıcı motorunu kaybetmiş durumda. Az golün hikâyesi burada fiyatından daha kuvvetli duruyor.














