İsviçre — Bosna-Hersek: gol değil sabır oyununa hazır olun
Grup B'nin açılış perdesi tuhaf bir tabloyla kapandı: dört takım da birer puanla aynı kefede. İsviçre, Katar karşısında 1-1'le yetinip kendini kendi ayağına dolarken; Bosna, Kanada'yı 1-1'le tutarak savunma karakterini bir kez daha sergiledi.
Şimdi sahnede iki farklı ruh hali var. Biri gururu incinmiş, telafi etmek için yanan bir favori; diğeri ise gösteriş değil sonuç peşinde koşan, soğukkanlı bir hesap adamı. Bu kombinasyon, gol musluklarını açmaktan çok kısmaya yatkın.
Bosna sahaya seyir için çıkmıyor
Barbarez'in ekibi felsefesini gizlemiyor: kompakt 4-4-2, kanat çevrimini bağışla ama merkezi kapat, her topa savaş aç ve gücünü işine yarayan sonuca göre dağıt. Kanada maçında tam da bunu yaptılar — bloku kurdular, baskıyı emdiler ve duran toptan cezalandırdılar.
Üstelik Bosna için beraberlik bile değerli; çünkü gruptaki son randevu Katar'la. Yani aceleye gerek yok, ilk saatte 0-0 ya da bir duran top önderliği onların ideal senaryosu. Katić, Kolašinac ve sahaya çıkarsa Džeko'yla birlikte havadaki güçleri de küçümsenecek gibi değil.
İsviçre'nin asıl rakibi kendisi
İsviçre'nin sınıfı tartışılmaz: Xhaka ve Freuler orta sahayı yönetiyor, Akanji-Elvedi ikilisi güven veriyor, kanatlarda Ndoye ile Vargas'ın çeşitliliği var. Ne var ki son maçların gösterdiği bir kusur dikkat çekici.
Katar'a karşı öne geçtikten sonra pasifleşip beraberliği hediye ettiler; Avustralya provasında da iyi başlayıp sönen bir ekip izledik. İkinci golü bulmak, İsviçre için adeta bir kâbusa dönüşüyor.
Yakin baskı altında daha proaktif bir on bir kuracak, Manzambi ilk on bir adayı. Ama Bosna bloğunu kapattığında, İsviçre'nin elinde umutsuz ortalar dışında çare kalmama riski yüksek. Ve bu ortalar Katić ile Kolašinac'ın havasına gelmekten öteye geçmeyebilir.
Tablo neden Alt'ı işaret ediyor
İki gerçeği üst üste koyalım: Bosna maçı bilinçli olarak mevzi kuşatmasına çeviren, gücünü kollayan bir ekip. İsviçre ise öne geçince ikinci golde tıkanan, ortalara saplanan bir görüntü veriyor.
Bunları birleştirdiğinizde 1-0, 1-1 ya da 2-0 gibi düşük skorlu senaryolar, piyasanın fiyatladığından çok daha olası görünüyor. Inglewood'daki 21 derecelik ılıman hava da tempoyu patlatacak bir etken değil; yani fiziksel koşullar da düşük skor lehine.
Alternatiflere de baktım. İsviçre'nin (-1,5) handikabı sınıf açısından cazip ama tam da "dövüp dövüp atamama" hastalığı bu bahsi kaygan kılıyor. Düz galibiyet ise ne fazla bir pay taşıyor ne de maçın karakterine dair bir fikir veriyor. Bana en mantıklı gelen, maçın kendi doğasına oynamak.








